Umberto Arte Bize Ne Anlatmak İstiyor?

Herkesin bildiği üzere Umberto Arte’nin yeni kitabı ‘Umberto Arte İle Sanat’ raflardaki yerini aldı.

Kitabı okumaya daha yeni başladım fakat öncesinde kitap çıkartmayla ilgili bir takım güçlüklerden bahsetmek istiyorum. Günümüz itibari ile kitap okumuyor, sanat etkinliklerine katılma, resim ve heykel sanatını anlamlandırabilmek adına bir takım güçlükler yaşıyoruz. Son celsede sosyal medya kullanımının artması ile de bu tür işlere olan ilgi hayli azalmış gibi, bu durumu nasıl yeneriz konusunu hala tartışırken içimizden birilerinin bu direnci kırıp bize güzel işler sunabilmesini olumlu karşılıyorum. Sabahtan akşama kadar geyik yapılan bir siteden böylesine dişe kemiğe dokunur kitapların, kalemi güçlü yazarların çıkması çok çok önemli. Her ne kadar sosyal medya üzerinden bir okur kitlesine ulaşmış insanların yaptığı ‘nesnel’ işler küçümsense de tüm bu söylenenleri kulak arkası edip, onlarca kötü yoruma ve hakarete rağmen elimize güzel şeyler geçmesini sağlayan insanlara teşekkür etmeliyiz.

Umberto’nun bu kitabı çıkarma sürecinde yaşadığı çoğu güçlüğe şahit oldum, yayıncı bulma endişesi, nasıl olacak, ne bitecek korkusu… Elimden geldiğince yaşadığım talihsizlikleri onun da yaşamaması için naçizane elimi taşın altına koymaya çalıştım, ona, bu süreçte yaşayacağı bir takım güçler konusunda psikolojik destekte bulundum, ne kadar işe yaradı bilmiyorum fakat sonuç olarak ortaya çıkardığı iş harika! En yakın arkadaşlarımın bile bir paket sigara parasından imtina edip kitabımı almayışlarını, sevdiğim insanların kitabı okumadan sayfa sayfa gezip punto, yazım hatası arayışını, yaptığım işi Tolstoy’la kıyaslamaya kadar ukala tavır takınmalarını Umberto yaşamasın, işittiğim küfürleri, duyduğum hakaretleri o da duymasın istedim, nihayetinde iyi ya da kötü beğenilsin ya da beğenilmesin insanların karşısına çıkartılan şey bir kitaptı ve hak ettiği yerde olmalıydı.

Bir eser ortaya çıkarmanın alabildiğine güç olduğu şu dönemde binbir emekle yazılmış, dizayn edilmiş bu kitaplara hakkını vermek boynumuzun borcu olarak düşünüyorum. Twitter’da resim sanatı üzerine yaptığı flood’ların kitap olarak karşımıza çıkması biraz da bizim için şans, hepimizin okul hayatı boyunca resim eğitimi almasına rağmen bu sanat dalı ile ilgili bilgimizin fırça ve tuvalden öteye gidememesinin yarattığı vehameti bir nebze kapatacak gibi. Bu kitap, içeriğindeki sanat akımları ve sanatçıların eserlerinin bize neyi anlattığından ziyade bir esere hangi gözle bakmamızı öğretmesi açısından adeta ders kitabı niteliği taşıyor. Baskısının kalitesi, fiyatının çok çok ucuz olması gibi konuları anlatmaya dahi gerek duymuyorum, ünlü ressamların analizleri, bizlere vermek istedikleri mesajları anlayabilmek açısından tam bir başucu kitabı olmayı hak ediyor. Açıkçası ben tek seferde okumayı düşünmüyorum, kendimce, yatağımın kenarındaki konsolun üstüne koyup her gece bir resmin hikayesini okuyup kitabı bir dizi tadında yaşamak istiyorum.

Kitabı okudukça buraya yazacağım konuların artacağını biliyor, bu kadar yorumun yeterli olacağını düşünüyorum. Özetle; kütüphanenizde mutlaka bulunması gereken kitaplar listenize bu kitabı da dahil etmelisiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑